Masallarla Çocuklar

Masallarla Çocuklar

Yeri geldiğinde çocukken uykularımıza dalma sürecimizi keyifli hale getiren, yeri geldiğinde hayal dünyamızı genişletmemizi sağlayan zaman zaman hayata farklı bakış açılarıyla odaklanmamızı amaçlayan masallarımız, çocukluk sürecimizin duygu ve düşünce gelişiminde ne  çok yer kaplamıştır.

Peki çocuklarımız için bir ifade yöntemi olan masal terapi nedir?

Hepimizin bildiği gibi bin bir çeşit masallarımız vardır. Kimi nesilden nesile aktarılır, kimini kendimiz düşünür ve oluştururuz. Fakat masalların bir ortak noktası vardır. Genellikle mutlu sonla biter ve her zaman istenilen amaca ulaşılır. Oysa gerçek hayatta her zaman istediğimiz sonuca ulaşamayabilir veya amacımıza ulaşırken bazı zorluklar yaşarız. Çocuklarımız ise bazen yaşamlarındaki sorunları yada onları üzen durumları bize yansıtmakta zorlanırlar, işte o zamanlarda masal terapi bizim onların kendini yansıtmasında yardımcı olmak için aramızda kurduğumuz bağı oluşturur.

Masal terapinin süreci birkaç şekilde ilerleyebilir. Örneğin; çocuğa birkaç kelime verip, bu kelimeler ile bir öykü oluşturulması istenilebilir ya da uygulayan kişi tarafından anlatılan öykü yarıda kesilir ve çocuğun bu öyküyü tamamlanması istenilir. Çocuklar böylece sebep-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenirler. Hayallerini ve isteklerini öykülerine yansıtırlar. Yaratıcılıklarını geliştirirler. Tabiki çocukların yaş gruplarına göre öykülerin uzunluğu anlatım şekli ve kullandıkları terimler değişkenlikler gösterir. Burada önemli olan müdahale edilmeden çocuğun kendisinin dinlendiğini bilmesidir.

Anksiyete, tuvalet eğitiminde yaşanılan sorunlar, kardeş kıskançlığı, öfke… daha birçok problemde kullanılabilir. Özellikle oyun terapisi ile birlikte kullanıldığında alınan verimin çok daha yüksek olduğu da gözlemlenmiştir. Çocuğun hayal dünyası ve algısı zannedilenden çok daha geniş ve nettir. Etkilendiği bir sözü, bir cümleyi, yaşadığı bir olayı hafızasında bir yere sabitler. Bu sabitlenen düşünce veya duygu her zaman sözcüklere dökülmez. Bakım veren tarafından ters tepki alma korkusu paylaşmak istememesi sebebi haline gelebilir. Böyle durumlarda kendini öykülerle, masallarla zaman zaman onlara verdiği tepkilerle ya da kendileri için en doğru olduğunu düşündüğü şekilde sonlandırdığında ne söylemek istediklerini çok daha net anlamlandırabilir ve analiz edebiliriz.

Unutur, hatırlamaz ya da büyüdüğünde aklında kalmaz dediğimiz tüm etkilendikleri olaylar her zaman onların bilinçlerinin bir köşesinde yer eder. Kimi zaman yetişkin bir birey olduklarında bu olayların sonuçları, çocuk tarafından zamanında çözüme ulaşamadıysa patlak verebilir. Psikologların danışanlarıyla olan süreçte zaman zaman çocukluk dönemi hakkında bilgi edinmek istemesinin bir sebebi de bu yüzdendir. Çocukluk döneminde etkilenilen bir olay olup olmadığını anlayıp, sonucunun çözüme kavuşup, kavuşmadığını öğrenmek amacıyla bu dönem incelenir. Bu yüzden bakım verenin çocuğa karşı tutumu çok değerlidir. Çocuklarımıza kendilerini ifade etme özgürlüğü her zaman sağlanmalıdır. Ne kadar çok ifade özgürlüklerinin olduğunu hissederlerse, özgüveni o kadar yüksek çocuklar yetişmiş olur. Ancak herhangi bir problem gözlemlediğiniz de çözüme ulaşmakta zorlandığınız bir yer olursa bizler destek olmak için hep burada olacağız

Bengisu Binay
Psikolog